ÇEVRE BAKANLIĞI HİZMET BİNASI MİMARİ PROJE YARIŞMASI


Ankara Türkiye 2000
 

Projenin düşünsel temeli oluşturulurken, Türkiye gibi teknolojik ve ekonomik gelişmesini tamamlayamamış, rant paylaşımının her şeyin üstünde olabildiği ülkelerde çevresel duyarlılığın gelecek kuşaklar açısından önemli olduğu düşüncesinden yola çıkılmıştır.. Bu nedenle Çevre Bakanlığı hizmet binasının çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihsel değerleri hem gelecek kuşaklara aktarma , hem de çevre bilinci yaratma sorumluluğuna sahip olması gerekliliği üzerinde durulmuştur

Bu bağlamda tasarımın kavramsal konsepti ekoloji üzerine kurulmuştur. Ekolojik konsepti yapı adasının sahip olduğu doğal değerleri "Koruma", "Geliştirme" ve "Dönüştürme" olarak belirlenirken, kentin bu önemli noktasında gerçekleştirilecek peyzaj düzenlemesiyle simgesel bir etkinin yaratılması hedeflenmiştir. Çevre Bakanlığı Hizmet Binasının ekolojik konseptini oluşturan bileşenler bu olguya., karşı bir duruş olarak "yer"le temas hissini gerçek anlamda ve güçlü bir biçimde gerçekleştirmelidir.

Arazinin bitki dokusunun "korunması ", ilk adımdır. Var olan derenin temizlenerek yeniden biçimlendirilmesi ile Ankara'nın kırsal peyzajına yeni bir kentsel doku kazandırılması bu açıdan önemlidir.

Tasarımın diğer bir ekolojik konseptini oluşturan "geliştirme"; esas olarak arazinin doğrusal yapısından hareketle ekolojik bir promenad önerisinde ifade bulmaktadır. Söz konusu promenad peyzaj tasarımıyla yapıyı prestij aksı olan Ankara-Eskişehir yolundan başlayarak Bilkent aksına taşımaktadır. Ekolojik promenad arazinin topolojik yapısını da kullanarak hizmet binasının mekansal organizasyonunu yönlendirmektedir. Bu anlamda fonksiyonel birimler kısa ters "U" formundaki kütlelerin içinde, söz konusu ekolojik promenad aksında çözümlenmiştir. "U" formların içi batı ve doğu cephesinde dış peyzaja açılmaktadır. Batı cephesinde yeniden düzenlenen dere ile birlikte oluşturulan yeşil dokunun, klimatik açıdan doğal ve konforlu bir çalışma ortamı yaratacağı düşünülmektedir. Gerek batı gerekse doğu cephesindeki birimlerin çatı kirişleri "U" formların iç bölümünde oluşacak sera etkisine karşı bir önlem olarak planlanmış olup, bu bölümlerin düşey yüzeylerinde alüminyum güneş kırıcı paneller ve kayar cephe panelleri ile sağlıklı bir çalışma ortamı yaratılacaktır.

 

Tasarımın kütlesel biçimlenişinin esas omurgasını oluşturan ekolojik promenad iç-dış mekan sürekliliği içinde yeşil bir yaya dokusu oluşturmaktadır. Bakanlığın merkezi yönetiminin bulunduğu alan olan "yeşil ev", sert zemin ve bitki dokusu ile birlikte iki bölümlü zengin bir iç mekandan oluşmaktadır. Köprüler, merdivenler ve sosyal etkileşim mekanları bu bölümde organize edilmiştir. Yapının esas girişleri bu bölümlere yönlendirilmiş olup, güneyde botanik revak diye adlandırılan bölüme ise sosyal mekanlar yerleştirilmiştir. Sosyal mekanlar ekolojik promenadı kütlesel anlamda sonlandırırken, "koruluk" bir anlamda komşu parsellere bir geçiş zonu yaratmaktadır. Kompleksi oluşturan bütün birimler geleneksel mimarinin doğayla iç-içe tutumundan hareketle, konumlandığı noktada "sınır oluşturmayan" aksine sınırın doğal verileriyle "diyalog kuran", gün ışığından maksimum yararlanan, doğal havalandırmaya olanak veren bir tutumla ele alınmıştır.
Tasarımın ekolojik konseptlerinden sonuncusu "dönüştürme" dir. Gerçekten de geri dönüşüm uluslararası düzeyde desteklenen konuların başında gelmektedir. Buradan hareketle yapının temel kazıları sırasında çıkarılacak malzemenin yeniden kullanılması amaçlanmıştır. Zemin etüdlerinde rastlanan "Ankara Kili"nden elde edilecek tuğla malzemenin cephe kaplamasında kullanılması ile arazinin toprak dokusunun yeniden kullanılabileceği düşünülmüştür.