UIA 2005 İSTANBUL KONGRE VADİSİ TASARIM YARIŞMASI


İstanbul / Türkiye / 2004
 

Küresel   kentlerin  karşılaştığı  en  önemli  sorunlardan  biri mekansızlaşma olgusudur. Küreselleşme  üretimi, tüketimi, toplulukları, politikaları ve  kültürel  kimlikleri yerel  mekanlardan  kopardığı  için bu sorunla     karşılaşılmaktadır.         

Oysa mimarlık mekan yaratma  sanatıdır.  Bu  nedenle  mimarlıkta  en büyük  sorun  alanını mekan  kavramı, anlamı, algısı ve mekanın  kimliği  gibi başlıklar   oluşturmaktadır.

 

Mimarlıkta  mekan bazen fiziksel  boyutuyla  değerlendirilirken, bazen de politik, felsefi, dini, ekonomik, sosyal, psikolojik  ve kültürel  ilişkilere  bağlı  olarak  değerlendirilmektedir. Mekan , biçim ile  doğrudan  etkileşim içinde  olmakla  birlikte biçimin  üzerinde  hatta  onu  kapsayan  algısal  bir  yapı  ve  semboller  sistemini  barındırır. Bu algısal  yapı  ve  semboller  sistemi  yukarıda  tanımlanan parametreler  gibi  bir  çok  etkene  bağlı  olarak  belirlenir.Bir anlamda  mekanın " VARLIKSAL  OLUŞUMU"  olarak adlandırılabilecek  bu  yapı insana   o  mekan  ile  ilgili  bir  takım  hatırlatmalar  sunar ve mekanla  ilgili  bu  güne  ait beklentilerin  oluşmasına  sebep  olur. Sonuçta,  zihinlerde  mekanı  biçimsel,  işlevsel ve  estetik  olarak tanımlamaya  yönelik  bir  algı  gelişir. Mekan  algısının  gelişimi ve mekanın  insanlar  tarafından  kullanımıyla  beraber  mekan  yaşamaya  başlar.

Bu  gerçekten hareketle   21.yy.'da küreselleşen  dünya  ve   küresel  şehirler  kapsamında  mimarinin  en  önemli  sorun  alanı  olan mekanın, giderek  insani  değerlerden  uzaklaşarak   sadece  temel  gereksinimleri  karşılayan  duygusal  ve  varlıksal  oluşumdan  yoksun bir  yapı  kazandığı  görülmektedir.

 

İşte bu bağlamda bizim önerimiz, İstanbul'da  kurulacak   mimarlıkların  pazar  yerinde   bu   gerçeğe  vurgu  yaparak mimarlara, kentliye, kente  ve  mimarlığa bu  gerçeği  hatırlatmaya  ve  mekanla  ilgili  yeni   beklentilerin  oluşmasına   katkı  vermeyi   amaçlamaktadır. Bu  amaçla,  öneride “kubbe bulutu “ kavramından  yola  çıkılmıştır.

 

KUBBE BULUTU

 

Kubbe   bulutunun  yerden   yüksekliği  Süleymaniye  Camiinin  en  yüksek  noktası  olan  53 m.'yi  işaret   etmektedir.Bulut    sert     plastik      malzemeden      yapılacak      olup  hücrelerinde    yanıcı    ve      patlayıcı    özelliği   olmayan Helyum  gazı  bulunmaktadır. Adeta  büyük  bir  uçan  balon  olan   bu  bulut  yere  çelik   tellerle         sabitlenmektedir. Bulutun   büyüklüğünü     belirleyen    dairesel      boşluklar  İstanbul   silüetinin  en  önemli  mekansal  öğelerinden  olan başta   Ayasofya  müzesi,  Sultan   Ahmet   ve   Süleymaniye  camilerinin    kubbe   çapları   olmak   üzere  diğer  İstanbul  camilerinin       kubbe          çaplarından          oluşmaktadır.