BAŞAKŞEHİR KENT MERKEZİ II KADEMELİ - ULUSAL KENTSEL TASARIM PROJE YARIŞMASI


İstanbul / Türkiye / 2007
 

Yirmibirinci yüzyılda, küreselleşen dünyada  küresel şehirlerinden biri olan İstanbul’da yeni alt merkezler yaratmanın en önemli sorun alanını; gerekli kentsel donatılara sahip, sadece temel gereksinimleri karşılayan bir yaşama çevresi yaratmak değil; yerel özelliklerinden kopmamış, insani değerlerden uzaklaşmamış ve yüzyıllar süresince oluşmuş, kendini varetmiş, İstanbul kentine ait yani İstanbullu olan yeni bir merkezi yaratmak oluşturmaktadır.

 

Toplumsal, kültürel, davranışsal ve yaşamsal olarak İstanbullu olmanın ayrıcalığına karşılık gelen mekansal kodları Başakşehir’in alt merkezinin mekansal var oluşunda gerek biçimsel gerekse hatırlatma ve çağrışımsal olarak sürdürerek mimari mekanı biçimlendirmek bu projenin en temel amacıdır.

İstanbul’a mimari mekan ve varlıksal mekan özelliğini kazandıran en önemli yanı, sahip olduğu fiziksel özellikleridir. İki denizi birleştiren boğaz aynı zamanda iki kıtayı birleştirmekte ya da karşı karşıya getirmektedir. Kentin kalbine doğru sokulan Haliç hem doğal bir liman oluşturmakta hem de buradan çevreye doğru yayılan işlevsel anlamda karma kullanımlı yaşama alanları tanımlamaktadır. Topografyanın özelliklerinden ötürü Haliç’in iki yanında güçlü iki odak ( Taksim/ Beyoğlu ve Sultanahmet çevresi) oluşmakta ve bu iki odak Haliç ve boğaza doğru fiziksel olarak alçalarak İstanbul’un kendine özgü varoluşunu tanımlamaktadır.

 

Dolayısıyla bir çok özel fiziksel yapının biçimlendirdiği mimari mekanlar İstanbul’u yaratan en önemli özellikli alanlardır. İşte Başakşehir alt merkezini varlıksal ve mimari mekan olarak tanımlarken İstanbullu olan bu yapıyı sürdürmek bu projenin kavramsal yapısını oluşturmuştur.

 

Söz konusu kavramsal yapı İstanbullu olan sosyal bir niş yaratmaktır.