YAYA ÜST GEÇİTLERİ FİKİR PROJE YARIŞMASI (KADIKÖY)


İstanbul / Türkiye / 2010
 

Mimari Konsept: Yolda Hamak Kurmak

 

Avrupa yaya hakları  bildirgesinin 29. maddesi uyarınca” tüm zeminler yayalara aittir” . Yayaların zorlanmadan engelsiz ve güvenli biçimde dolaşımını sağlamak en temel amaçlardan biri olmalıdır.

 

Eğer yayalar üst geçitleri kullanmak durumunda ise  bunun zorlanmadan, ergonomik, teknik ve estetik  koşulları yerine getirmesi beklenir.

 

Kadıköy D 100 Karayolu Göztepe mevkii için bizim önerimiz özellikle yayaların bir üst geçitten çok zemin katta  bir sokakta  yürüyormuş izlenimini, duygusunu  yaratacak bir tasarım yaratmak olarak belirlenmiştir.

 

“Yolda Hamak Kurmak” konsepti ile  kavramsallaştırdığımız  tasarım  çok güçlü bir şekilde kenti ikiye ayıran D 100 yolu üzerinde  adeta yolun yoğunluğu ve hızı ile  alay edercesine  konumlandırılmıştır.

 

Üst geçidin birbirine bağladığı D 100   yolunun her iki yakası yoğun  kent/ konut dokusunu ve oluşmuş yaya izlerini takip etmektedir. Yolu çapraz bir şekilde geçen üst geçit her iki  tarafta  da rampaların bir devamı gibi  kurgulanarak  bilinen üst geçit algısından uzaklaştıran ve adeta sürekliliği olan bir yaya yoluna dönüştürülmüştür.

 

Rampaların Kurbağalı Dere  tarafında olanı yoğun konut dokusu, peyzaj ve  otobüs bekleme durağı ile bütünleşmekte, karşı tarafta olanı ise  hem Diş  hastanesine gelecek  yayalar hem de  yoğun konut dokusu ve  otobüs durağı ile  bütünleşmektedir.

 

Kentsel mekanların yaya öncelikli olması yaya düzenlemelerinin tümünün özenli standartlara  uygun , engelsiz, güvenli ve estetik olarak yapılmasını gerektirmektedir. Öyle ki  bir kent donatısı olarak algılanan yaya üst geçitleri giderek konumlandığı alanın bir landmark’ ı  olabilmektedir. Bu nedenle Kadıköy D 100 yolu Göztepe   mevkiinde  tasarlanan bu  yaya yolu strüktürü ve strüktürün  organizasyonu ile  güçlü bir estetik algı sunmaktadır.

 

Kadıköy D 100  Karayolu Göztepe mevkiinde yer alacak olan yaya üst geçidinin   mimari konsepti “ yolda hamak kurmak” olarak belirlenmiştir. Üst geçitten çok  sürekliliği olan bir yaya aksı olarak tasarımın gerçekleşmesi çevresel ilişkiler ve yaya üreten aksların  getirdiği bir tasarım yaklaşımıdır.

 

Söz konusu mevkii iş ve konut bölgelerinin D 100 ile buluştuğu bir alandadır. Yeni yapılan Diş onkoloji hastanesi yakın çevresinde  benzer bir dönüşüm alanı yaratacaktır. Ancak bu alanın devamı yeşil ve konut dokusudur.

 

Yaya geçidinin daha çok konut bölgesindeki  insanların iş ve konut dağılımları ve erişimleri için kullanılacağı düşünüldüğünde  üst geçitten çok  bir yaya yolu tasarlamak bu tasarımın öncelikli hedefidir.

 

Öte yandan bu bölgenin karşı tarafında yer alan  Kurbağalıdere Mevkii hem konut ve iş alanları ile  desteklenmekte hem de tarım alanları içermektedir. Bu bölgenin ileriki zamanlarda farklı bir anlayışla  kentsel bir odak  olarak biçimleneceği düşünülmektedir.

 

Kurbağalıdere ve yakın çevresinin ıslah edilerek önemli bir kentsel peyzajın  oluşturulması ile  birlikte  bu yeni yaya köprüsünün bir simge yapı olacağı öngörülmektedir. Öte yandan D 100 üzerinde konumlanan  toplu taşım  duraklarının yaya üst geçitleri ile  bütünleşen ve bir desantralizasyon elemanı olacağı tahmin edilmektedir.