İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROLARI BEYOĞLU SAHNESİ MİMARİ PROJE YARIŞMASI


İstanbul / Türkiye / 2008
 

Şehir Tiyatroları Beyoğlu Sahnesi’ nin  yer alacağı proje alanı, tarihi Vergi Dairesinin bulunduğu yapı adasında , Galata Kulesinin etki alanında bulunmaktadır.Yapı adası ve çevresinde  zengin sivil mimarlık eserlerinin yanı sıra ; Haliç’ e açılan güçlü bir vistaya  sahiptir. Yapı adası bu değerlere sahipken öte yandan  zamanla eklenmiş yeni yapılar gerek mimari düzen, gerekse  estetik açıdan ciddi anlamda  görsel bir kirlilik yaratmaktadır.

 

Bizim önerimizin temel amacı; öncelikle  kitlesel konumlanış olarak kentin bu önemli noktasına  duyarlı bir müdahalenin koşullarını araştırmaktır.

 

Bu anlamda tiyatro mekanları barındıran mimari form 3 temel soruya yanıt  oluşturmaktadır.

 

                1. Galata Kulesi ve  yakın çevresinin mekansal kurgusu buraya nasıl yansımalıdır?

                2. Tarihi Vergi Dairesi tiyatro binası ile  nasıl diyalog kurmalıdır?

                3. Yerin sahip olduğu vista  değerleri mimari düzenle nasıl buluşmalıdır?

 

Bunun dışında zengin bir tiyatro geleneğine sahip İstanbul’a  bu sıkışık düzen içinde ,şlevsel, estetik ve teknolojik olarak kaliteli bir tiyatro binasını kazandırmak mimari açıdan  temel sorunu oluşturmuştur.

 

Bu düşüncelerden hareketle, tasarımın mimari konsepti; Galata Kulesi’nin  gölgesi diye belirlenmiştir. Gerçekten de yapıldığı zamandan beri çevresine yukarıdan bakan bu yapının gölgesi adeta bir deniz feneri gibi  sürekli çevresinde gezinmektedir. Dolayısıyla mimari formun esin kaynağını bu anlardan biri oluşturmaktadır.

 

Öte yandan,  yapı adasında yer alan vergi dairesi önemli bir II. Ulusal  dönem yapısı  olarak dikkati çekmektedir. Tiyatronun mekansal kurgusunu oluştururken vergi dairesinin mekansal geometrisinin düzenlerinden yararlanılmıştır. Özellikle fuaye ve diğer ana mekanlar kurulurken bu düzenle  buluşması sağlanmıştır. Amacımız, tarihi vergi dairesi binasını  dokunulmaz olarak algılatmaktan çok bu yapının yan cephesini tiyatronun yan  fuayesinin esas cephesine  dönüştürmekti. Böylelikle yaratılan  ara mekan bir iç bahçe olarak işlev görmektedir.

 

 

Tasarımda  dikkat edilen diğer bir nokta  ise  yerin sahip olduğu vista değerlerini Tiyatro binasının  mekanları ile  buluşturmaktır. Bu amaçla  Yolcu zade İskender caddesi tümüyle ana fuayeye açılmıştır.

 

İşlevsel ve Mekansal Kompozisyon:

 

Şehir Tiyatroları Beyoğlu Sahnesi  esas olarak 3 salondan oluşmaktadır.

                1. Ana Salon

                2. Çocuk Tiyatrosu,

                3. Black-Box, Deneysel sahne

 

Bu üç salon  ve barındırdıkları seyirci sayıları dikkate alındığında farklı katlarda planlanmıştır. Tüm salonlar tiyatro destek birimlerinden  yararlanmaktadır.

 

Cephe:

Tiyatro binası esas olarak iki farklı cepheden oluşmaktadır. Ana  fuaye cephesi çelik ve cam konstrüksiyondan kurulmuştur. Yapının diğer tüm cepheleri  düşey bir perde elemanı ile  kurulmuştur. Böylece formun  dönen etkisine bağlı olarak farklı ışık ve gölge  efektleri yaratılmıştır.