DENİZLİ HÜKÜMET KONAĞI MİMARİ PROJESİ VE YAKIN ÇEVRESİ KENTSEL TASARIM PROJESİ YARIŞMASI


Denizll / Türkiye / 2009
 

Tarihsel ve kültürel açıdan irdelendiğinde Denizli  ili  sosyal ve ekonomik açıdan  her dönemde bir merkez olma  özelliği göstermiştir.  Kentin sahip olduğu doğal yapı ( gerek eko sistem gerek se jeolojik yapı)  zaman zaman  kentin fiziksel olarak  zarar görmesine neden olsa da  her zaman yeni başlangıçlar için de  bir fırsat yaratmıştır.

Uzay fotoğraflarına  bakıldığında  kentin ulaşım sistemi açısından bir düzeni olduğu görülmektedir. Ne var ki  özellikle kent içi ulaşım açısından  diğer kentlerde karşılaşılan  sıkışıklık duygusu Denizli’ de de  yoğunlukla hissedilmektedir.

Özellikle  Cumhuriyetin ilk 50 yılında yapılmış yapıların ( kamusal yapılar; eğitim/ yönetim) yeşil sistemi  içinde konumlandığı  fark edilmektedir.

Öte yandan kent bütününde  yağ lekesi gibi öbek öbek duran yeşil  dokunun  oran olarak düşük olmamakla  birlikte  kentsel  doku içinde  bir sistematiğin olmadığı görülmektedir. Bu nedenle  mekansal gelişim ve  etkileşim  şemasında da  gösterildiği gibi  kentin  Tarihi lise, Çınar meydanından başlayarak, Hükümet konağı, kale içi bölgesi,  ve antik  Leodikia bölgesine  kadar uzanan aksı ana omurga olarak değerlendirilmek durumundadır.

Bizim önerimizde bu aks gerek Leodikia gerekse  Hierapolis’ te karşımıza çıkan  ve kentsel kurgunun yönlendiricisi olan sütunlu caddeyle  eşdeğer  bir nitelik  göstermektedir. Bu aks Tarihi Lise ve  Çınar meydanından  başlayarak yerel yönetim, alış- veriş/ eğlence/ yönetim ve kültür alanı- kent meydanı/  tarihsel ve  turizm aksı/  konut/ hizmet sektörü/ ören yerleri olarak işlevsel bir dizin göstermelidir. Öte yandan daha önce de sözü edildiği gibi açık yeşil alanları bu aks boyunca sürekli kılacak ve kentsel  dokuya  dağıtacak  mekansal düzenlemeler gerçekleştirilmelidir.

1.Bölge  için bir anlamda  kenti onarma hamlesi olarak yorumlanabilecek bu tasatrımda mekansal  kuruluşun temel  öğesi  ise sütunlu caddedir. Gerçekten de antik dönem kentleri irdelendiğinde hemen hemen tümünde  sütunlu  caddenin olduğu ve  mekanların bu cadde etrafında  geliştiği görülmektedir. Bizim  önerimizde  sütunlu cadde  diye tanımladığımız omurga  öndeki yapı bloklarının arkasında gelişmekte , bir uçta tramvay  durağı ile  diğer uçta otogardan gelen yan yola bağlanmaktadır. Bu iki uç aynı zamanda  yer altı otoparklarının ve yaya  hareketinin de esas omurgasını oluşturmaktadır.

Sütunlu cadde etrafındaki mekansal  kuruluş ise esas olarak öndeki yapısal  doku ( kongre merkezi, yönetim- oda kütüphanesi, meydan, müze) ve amfi tiyatro ile yeni hükümet konağı ve kent  bahçesi şeklinde tanımlanmaktadır.Sütunlu cadde  bu öneride alış-veriş, eğlence, kültürel etkinlikler için kullanılacağı öngörülmüştür. Bu amaçla  kotlardan yararlanarak kolay  ulaşılır  mekansal düzenlere  yönelinmiştir.

Sütunlu cadde  önündeki yapısal  doku kongre merkezi ile  başlamaktadır. Kongre merkezinin kütlesel  kurgusu irdelendiğinde  tramvay durağına yönelmiş çeyrek  dairesel fuaye dikkat çekmektedir.Her ne kadar  bu yönelme  oldukça  önemli  bir yapı olan Gazi ilk öğretim okuluna göre ters  bir tavır içinde olsa da  cephe kurgusu açısından ona saygılı  bir yaklaşım  içinde olduğu gözlenmektedir.  Kongre merkezinin önünde  yaratılmış saklı bahçe tramvay durağından gelen yaya  potansiyelinin gereksinimlerini karşılayacak  bir işlevsel  planlama anlayışını yansıtmaktadır.

 
 

Bu yapının ardından   mevcut hükümet konağı  binası  gelmektedir. Bu binanın iç hacimlerine  dokunulmaması müdahale ve dönüşümü sınırlandırmakla  birlikte  bizim  önerimizde “ oda kütüphanesine”  dönüştürülmesi öngörülmüştür. Binanın çift kanatlı  olması  bu  kanatların kullanım çeşitliliğine  olanak yaratmaktadır.

Projenin ana konusunu oluşturan 1. Bölge  ise kent içinde  yukarıda tanımlanan omurga  üzerindeki en önemli duraktır. Kentin yönetim ve kültür alanı olması beklenen  bu bölgenin tasarımı hem mevcut yapıların  hem de  yeni tasarlanacak hükümet konağı ve  açık alanları ile  bir bütün oluşturacaktır.

Bu nedenle  yeni hükümet konağının yeri/ yönü ve kütlesi bir anlamda  tamamlayıcı bir öğe olmak  durumundadır.

Bu bağlamda 1. Bölge  için belirlenen konsept “ Kenti Onarmak “  olarak  belirlenmiştir. Kentin  süreç içinde  adeta bir halının dokunması  gibi  oluştuğu  düşünüldüğünde  dokuda meydana  gelen bozulmaların onarılması ve  yenilenmesi gerekmektedir. Bu işlem sırasında  kentin belleğine yolculuk yapmak ve  mekansal  bellekte iz bırakmış bazı mekansal elemanları  kullanarak onarımı gerçekleştirmek gereklidir.