YAYA ÜST GEÇİTLERİ FİKİR PROJE YARIŞMASI (FINDIKZADE)


İstanbul / Türkiye / 2010
 

Mimari Konsept:  Yaya Evi

 

Fatih  Millet caddesi- Fındıkzade  Mevkii yaya üst geçidinin  mimari konseptinin Yaya evi olarak belirlenmesinin  nedeni yol ortasında yer alan  Tramvay duraklarından kaynaklanmaktadır. Bu noktada yer alan tramvay durakları çift yönlü trafik akışının  ortasında  yer almaktadır. Mevcut üst geçit ise  hem karşıdan karşıya geçişi hem de tramvay duraklarına erişimi sağlamaktadır.

 

Dolayısıyla tasarım bir yandan bu iki yönlü işlevi  karşılarken öte yandan yayalara özgü/ korunaklı ( gürültü, yağmur,güneş vb. etkilerden) bir mekan yaratmalıdır. Bizim yaya evi olarak tanımladığımız tramvay  duraklarını içerirken üstte bir galeri şeklinde geçiş işlevini de karşılamaktadır. Yaya evinin karşılıklı iki yönde ve zıt noktalarda  yer  alan iki yaya girişi bulunmaktadır. Bu girişler bir tür  kapı niteliğinde olup  adeta  EVE ulaşan  yaya sokağı biçiminde düşünülmüştür. Söz konusu yaya sokağının kaldırımla buluştuğu noktalarda  ise  özel bir tasarımla  6. m. yüksekliğinde yer alan bu  sokaklara erişim merdiveni ve asansörleri gruplandırılmıştır.

 

Yaya sokağının kaldırım girişlerini oluşturan  bu bölümlerin mimari tasarımında  özel strüktürel çözümlere  yönelinmiştir. Bu bölümler yaya köprülerinin  bağlantı noktalarını oluştururken kaldırımda estetik bir kentsel donatı olarak algılanmasına  dikkat edilmiştir.

 

Yaya Evi’ nin  strüktürel oluşumu ise  kare kesitli kutu profillerin yarım tonoz oluşturacak biçimde  kasetli bir strüktür oluşturmak esasına dayanmaktadır. İç mekandaki yaya köprüleri ise  bu tonoz  üzerindeki kasetlere  oturan karşılıklı kirişlerin üzerine oturmakta ve çapraz gergilerle  stabil hale getirilmektedir.

 

Bu bölgeyi ulaşım ve erişim ilişkileri bakımından zorlayan en önemli veri  Tramvay  istasyonudur. Dolayısıyla kentsel çevre açısından tramvay duraklarına erişim ve devamında  karşıya geçiş  bu önerinin en önemli kabulüdür.

 

Bu durumda  tramvay istasyonu odaklı bir tasarıma  yönelinmiştir.

 

İstasyonun  çift yönlü bir trafik akışının  ortasında olması , yaya hakları, yayanın ruh ve fiziksel sağlığı, güvenlik konfor, engelsiz erişim ve fiziksel koşullar açısından korunaklı ve kentsel estetikle  bütünleşmesi gibi kaygılar boyutsal açıdan  yeterli olan bu bölge için şeffaf tonoz bir istasyon tasarlanmıştır.

 

İstasyon yolun her iki tarafından ve her iki  ucundan hem yaya geçitleri ile hem de yaya köprüsü ile beslenmektedir.

 

Ancak mevcut kullanımın yoğunluğu ve bölgenin ileride  turizm açısından kazanacağı  önem düşünüldüğünde  istasyonun planlanmasının zemin altında da olması gerekmektedir.  Öyle ki zemin altı  geçişleri ile desteklenecek zemin altı bekleme alanları hem bir dizi işleve sahip olarak ( wc., kafeterya vb. ) hem de daha konforlu alanları içerecektir.

 

Bu öneride yaya üst geçitleri için  düşünülen geçiş üst kotta devam ederken  zemin kat tramvay istasyonu  bekleme alanları ile onun işlevsel birimlerini içermektedir.

 

Bölgenin iş merkezi önceliği ve kullanıcı profilinin bu bağlamda şekillenmesi mimari çözümlemede  bir veri olarak  kullanılmıştır.

 

Kentsel çevre içinde  şeffaf bir tonoz olarak yer alan bu istasyon ve geçişler geceleri adeta büyük bir fener olarak işlev  görerek ve  metropol kentlerdeki ulaşım mekanlarının estetik kalitesini taşıyacaktır.